Manuel Tedavi

Adından da anlaşıldığı gibi elle yapılan ve yapan kişinin özel eğitimli olmasını gerektiren bir tedavi şeklidir. Boyun, sırt ve bel ağrıları ve tutulmalarda özellikle kullanılır.

Öncelikle hasta tıbbi muayeneden geçirilir. Özelikle kas iskelet sistemi, sinir sistemi ve omurganın detaylı muayenesi yapılır. Manuel tedavinin uygunluğuna karar verilir. Ondan sonra bu konuda deneyimli ve özel eğitimli kişi bunu uygular. Çoğunlukla anında bir rahatlama ile kendini gösterir. Boynu tutulmuş kişi hareketini yeniden kazanır veya bel ağrısı nedeniyle oturup kalkamayan kişi belirgin ölçüde rahatlar. Ortalama 3 seans yapılır ama bazen 1 seans da yeterlidir.

Bu tedaviler Manipulasyon ve mobilizasyon tedavileri olarak anılmaktadır. Burada okuyuculara ne olduğunu tam ifade edersek; omurgada ağrılı bölüm bulunur. Hastaya özel bir pozisyon verilir ve problem olan bölgeye uygulayıcı tarafından hafif bir kuvvet uygulanır. Buna manipulasyon denir. İşlem kesinlikle ağrısız ve risksizdir.
Mobilizasyon ise hastanın ağrılı ve kasılmış dokularının açılması için yapılan yine elle uygulanan bir tedavidir. Hastanın durumunun henüz manipulasyona uygun olmaması durumunda veya tedavinin devamında hastayı tamamen rahatlatmak için kullanılır.

Hastanın şikayetlerinin şiddetine göre her hastaya farklı bir işlem uygulanır. Batı ülkelerinde çok popülerdir ve toplum içinde yaygın olarak bilindiğinden hastalar direkt olarak bunu yapan doktorlara başvurmaktadırlar. Özellikle hastanemize başvuran yabancı hastalar bu tedavinin yapılıp yapılmadığını birçok kez sormaktadırlar.

Tamamen eğitim ve el becerisine dayalı olduğu için herkesin uygulayamayacağı bir tedavidir. İlaçsız olduğundan yan etkiye sahip değildir. Ancak burada anahtar kelime yapan kişinin deneyimi ve eğitimidir. Dünyada bu tedavinin çeşitli ekolleri bulunmaktadır. Ben Fransız ekolünü orada eğitimini alarak yıllardır uyguluyorum. Aynı zamanda Fransız eğitimcileri ülkemize davet ederek çeşitli kurslar düzenliyoruz. Bu ekol Paris’teki Hospital Dieu hastanesinin ekolü ve Fransa’da bu tedaviyi ilk kez yerleştiren doktorların 1950’lerden bu yana günümüze kadar geliştirdikleri bir yöntem.

Burada önemli olan bir nokta da halkımızın bel ağrısı, kulunç gibi şikayetlerle hiçbir eğitimi olmayan kırıkçı çıkıkçı gibi insanlara gitmemesi ve sağlıklarını
riske atmamalarıdır.

GERİ